Hoşgeldiniz: Gençligin Sesi Internet Komünü
   HOŞGELDİN  

Menü
icon_home.gif Ana Sayfa
favoritos.gif Site İçeriği
tree-T.gif Arama
tree-T.gif Felsefe Sözlüğü
tree-T.gif Özel Bölümler
tree-T.gif Serbest Kürsü
tree-T.gif Bağlantılar
tree-T.gif Ziyaretçi Defteri
tree-T.gif Forum Sayfası
tree-L.gif Resim Galerisi
dergi.gif Haber Bölümü
tree-T.gif Haberler
tree-T.gif Haber Gönder
tree-L.gif Haber Arsivi
som_themes.gif Kültür & Sanat
tree-T.gif Kitap Tanıtımı
tree-T.gif Sinema Bölümü
tree-T.gif Fikra Diyari
tree-T.gif Türkü Sözleri
tree-T.gif Şiir Bahçesi
tree-L.gif Müzik Bölümü
som_downloads.gif Bilgiler
tree-T.gif Biz Kimiz ?
tree-T.gif Bize Ulaşın
tree-T.gif Sitemizi Önerin
tree-L.gif Sık Sorulan Sorular
favoritos.gif Linkler
tree-T.gif Gazeteler
tree-T.gif Dergiler
tree-L.gif Partiler
icon_community.gif Üyelik Menüsü
tree-T.gif Bilgilerin
tree-T.gif Özel Mesajların
tree-T.gif Bilgilerini Düzenle
tree-T.gif Üye Listesi
tree-T.gif Giris Yap
tree-T.gif Cikis Yap
tree-T.gif Kayit Ol
tree-L.gif Yönetici Girisi

Site içi Arama

Forum Başlığı Sık sorulanlar Sisteme girmen gerek
..:: GençliğinSesi Forum Bölümü ::..
Bugün yazılanlar | İstatistik
· Ara En son aktif olan: 6/9/2010 Saat 23:48
· Forum kurallari
« Ön  Diğer »
küçükten büyüğe dogru sırala büyükten küçüğe doğru sırala      print
Konuyu açan: Konular: ONURUN DİRENİŞÇİLERİ TEKEL İŞÇİLERİ
Ziyaretçi

Ziyaretçi
red_folder.gif Yazılış Tarihi: 25/1/2010 Saat 13:17 New
Tekel işçileri bir yol açtı, günlerdir süren direnişle, yılların durgunluğuna, yok sayılmışlığına inat, işçi sınıfı toplumsal arenada kendini hissettirerek, düzene karşı mücadelenin gerçek zeminlerini de işaret etti. Kapitalizmin krizinin yıkıcı etkilerinin belirginleştiği bir dönemde gerçekleşen direnişin büyütülmesi ve tarihsel kazanımlarla sonuçlandırılması bizlerin en önemli görevlerinden birisi haline gelmiştir. AKP iktidarının hegemonyasının sarsan bu direniş, tüm emekçilere güven ve umut kazandırmıştır. AKP'nin gerçek korkusun da direnişin kazanımla sonuçlanarak tüm emekçi halk kesimleri için bir örnek oluşturulması, direnerek kazanmanın mümkün olduğunun hatırlatılmasıdır. AKP tüm gücüyle saldırmaya devam ediyor.AKP gerek yerel yönetimleriyle,gerek valiliik kanalıyla gerekse Ankara halkı ve sakarya caddesindeki esnaflar aracılığıyla direnişi kırma çabasının kıvranışlarını yaşıyor olsada emek cephesi heryer tekel heryer direniş ya hep beraber ya hiç birimiz şiariyla yollarına devam ediyor.
Ne istiyor tekel emekçileri....?
4/C yi istemiyorlar.Nemi demek 4/C satılan peşkeş çekilen fabrika çalışanlarını geçici bir süre diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istahdam edip 4 ay sonrada hizmet sözleşmelerini fes edip hiç bir özlük haklarını ödemeden kidem ve ihbar tazminatlarını bile vermeden kapının önüne koymak demek.Öyle yan gelip yattınız mavralarını kimseye yutturamazsınız artık yan gelip yatan sizlersiniz on yillardir yoksul halkın elindeki kuru ekmeğin bile yarısını çaldınız o kırmızı deri koltuklarınızda yan gelipyatmak için.Ankaranın soğuğunda,ayazında direnen insanlara marjinal deme aymazlığını yumurtladınız sizsiniz marjinal.Bir ülke düşününki insanlarının%80 işsiz,aç yoksulluğun gettolarına sıkıştırılmıs kalanlari ise pembe kösklerinde mutlu azınlık kimmiş marjinal...?
Sen Tayyip Erdoğan direnen işçilere sizinle (nah)görüşürüm deme pervasızlığını sergileyen ülkenin yüz karası öyle bir (nah) alacaksınki o direnenlerin sol yumruklarından konusurken iki kez düşünmek zorunda kalacaksın.
Ankara sinsi,Ankara hain,Ankara gaddar.Ankara adı gibi kara değil artık ....Ankara sıcacık Ankarada ışık var artık direnişin simgeleriyle.
İşte tamda zamanıdır bu zaman tamda devrimci olma zamanı haydin DAYANIŞMAYA..
TEKEL iSCiSi KAZANIRSA TURKiYE ve AVRUPA iSCI SINIFI KAZANACAK!

BU ATESi TEKEL EMEKCiLERi YAKTI BiRLiKTE DEVAM ETTIRMELIYIZ!
BU MUCADELE SADECE TEKEL EMEKCiSINI DEĞiL TUM EMEKCiLERiN MUCADELESiDiR
zafer direnen emekçinin olacak
dostlukla.......


[tarihinde düzeltildi 26/1/2010 Saat 05:48 Yazar rosbas]
***
***

Lafargue
Cevaplar: 146
kayıt olmuş: 6/4/2006
Durum: Offline
Gender: bay
red_folder.gif Yazılış Tarihi: 27/1/2010 Saat 20:56 New
Her turden libosizmin Marksizm saflarina yayildigi, Liboslarin birkac gun sonra biter degigi , "Marksist liboslarin" da olmadigini dusundugu isci sinifinin guzel bir yanitidir Tekel iscilerinin onurlu direnisi. Turkiye'de yasayan isci sinifin eylemlerinin dunyayi sarmasi dilegi ile

Yasasin Is , Ekmek , Ozgurluk

Kahrolsun Revizyonizm

Lafargue


____________________
Hala anlamiyorlar makinenin insanligin kurtaricisi oldugunu; insani asagilik ve ücretli islerden kurtaracak olan, azat eden, bos zaman ve özgürlük veren "tanri" oldugunu! -
Paul Lafargue /Tembellik Hakki
Profiline gir Bu üyenin tüm mesajlarını göster Cevap 1
***
***

nesimi
Cevaplar: 1
kayıt olmuş: 23/1/2010
Durum: Offline
Gender: bayan
smilies/cool.gif Yazılış Tarihi: 28/1/2010 Saat 23:30 New
:thumbup: tekel işçilerin sonuna kadar yanındayım fakat :cool: şu beni üzmekte illaki birşeyler yapmaları için işten çıkarılmaları gerekiyo bu işçilerin,bundan hoşlandığım için söylüyorum zannedilmesin aksine çok tepki gösteriyorum fakat d-gelin var olan haklarımızı alalım dediğimizde :mad: 'şükür bize yetiyo'diyolar ,işten çıkarıldıklarında da böyle avazları çıktığı kadar bağırıyolar bu sefer de karşı tarafın duyma problemi ortaya çıkıyo ,yani çok zorlanıyolar... ne gerek var baştan önlem alsalar daha iyi değil mi? :D
Profiline gir Bu üyenin tüm mesajlarını göster Cevap 2
***
***


Cevaplar: 19
kayıt olmuş: 1/11/2009
Durum: Offline
red_folder.gif Yazılış Tarihi: 29/1/2010 Saat 09:05 New

Alıntı Yazar nesimi, Gün 28/1/2010 Saat 23:30
:thumbup: tekel işçilerin sonuna kadar yanındayım fakat şu beni üzmekte illaki birşeyler yapmaları için işten çıkarılmaları gerekiyo bu işçilerin,bundan hoşlandığım için söylüyorum zannedilmesin aksine çok tepki gösteriyorum fakat d-gelin var olan haklarımızı alalım dediğimizde :mad: 'şükür bize yetiyo'diyolar ,işten çıkarıldıklarında da böyle avazları çıktığı kadar bağırıyolar bu sefer de karşı tarafın duyma problemi ortaya çıkıyo ,yani çok zorlanıyolar... ne gerek var baştan önlem alsalar daha iyi değil mi? :D


Nesimi, güzel bir noktaya dokunmuşsun. Ben söylediğin durumu, işçiler arasında etkisini alabildiğine sürdüren, liberalizmin etkisi olarak görüyorum. Liberalizm, eğer emekçiler makul bir gelir düzeyine sahipseler, düzenden hoşnut olmaları gerektiğini vaaz eder. Bu aynı zamanda ekonomizmin de ta kendisidir. Toparlarsak, işçilerin ekonomik mücadelelerini siyasi mücadeleleri ile birleştirmeleri gerekir.
Siyasi mücadele olmaksızın işçi sınıfının sınıf bilincine varması olanaksızdır. Tekel Işçilerinin direnişinin özünde, işte bu nokta öne çıkmaktadır. Onlar, liberalizmin temellerini sarsıyorlar: Ana sorun, günümüzdeki devletin siyasi iktidarında, işçiyi düşünen bir düzen partisinin çoğunlukta olması değildir. Ana sorun devlettir. Bu devletin yapısı, hangi düzen partisi iktidara gelirse gelsin, Tekel işçilerini olduğu gibi,
• köylüleri topraksız bırakmaya bunun yerine büyük toprak sahiplerini daha da büyütüp palazlandırmaya,
• küçük esnafı (eczaneler gibi) işlerinden etmeye onun yerine büyük ilaç tekellerini koymaya,
• işçileri ücretli köleliğe mahkum edip onlari sömürmeye
devamı sağlayacaktır.
Işçi’nin alternatifi,
• kendisine daha çok gelir sağlayacak bir düzen partisini iktidara getirmek değil,
• kendisine en çok geliri sağlayacak sendikaya üye olmak değildir.
Işçi’nin alternatifi, işçinin kendi içinden çıkan, köylülüğe ve küçük esnafa önderlik eden
• ücretli köleliği yok edecek (bunun anlamı, yaratılan artı-değeri yine halkın hizmetine götürmektir),
• köylüye toprak dağıtacak, onları kooperatiflerde birleşmeye teşvik edecek, şartlarını yaratacak,
• küçük esnafın sağlıklı büyümesini sağlayacak, tekelleşmesini engelleyecek,
• işçi sınıfının öncülüğünde, küçük esnafların zaman içinde mülksüzleşmesini sağlayacak, köylünün kooperatiflerde toplanmasını sağlayacak,
• üretimi toplumsallaştıracak ve yaygınlaştıracak,
• işçiler, köylüler ve küçük esnaflardan oluşan halk için gelecek güvencesi yaratacak
bir devlet yapısı ve öncü güçtür.
Işçiler bu talepler etrafında birleşmekte ve haklarını savunmaktadır. Bu da, tam da senin belirttiğin gibi sürekli bir çalışmayı, dayanışmayı ve örgütlenmeyi gerektirir ve olmaktadır. Liberalizmin alabildiğine devlet güçlerinden faydalandığı bir ortamda, bunlar sendikalara yerleşmişlerdir, işçileri oyalamaktalar ve dirençlerini kırmaktalar. Bu ortam içinde, bir çok gürültünün içinden yukarıdaki talepler doğrultusunda net bir ses çıkmakta ve her geçen gün, işçiler tarafından daha da çok farkedilmektedir. Buna parallel olarak liberalizmin ve faşist diktatörlüğün de azgın saldırıları çeşitli maskeler altında artarak sürmekte ve işçilerin kafasını karıştırmaktadır. Çocuklarının geleceğine olan kaygısı, dayanışma ve mevcut gücündeki zaaflardan dolayı, işçi hareketi içinde kendine güven, yapılan saldırılar karşısında bazen gerilemekte, bazen gelişmektedir. Içinde bulunduğumuz bu dönem bu dalganın kabardığı, işçinin özgüveninin arttığı, dayanışmasının arttığı dönemdir. Üzerimize düşen görev, işçilerin yanında olmak, onları desteklemek ve dirençlerini, yapacağımız aile, mahalle, köy, kahve sohbetleri ile direnişin nedenlerini açıklayarak, en geniş halk yığınlarının desteğini sağlayarak arttırmaktır.
Her ne kadar, işçilerin hak arayışları ilk olarak kendisini ekonomik alanda gosteriyorsa da, Tekel işçileri artık bu aşamayı aşmış, yukarıdaki taleplere yönelmiş durumdadır. Işte bu talepler çevresinde toplanıldığında, işçilerin mücadelesi de devamlılık kazanacaktır. Türkiye işçi sınıfı, Tekel işçisi özelinde, düzeni ve düzenin sahiplerini hedef almaktadır. Tekel işçileri acil taleplerini kabul ettirdikten sonra da nihai taleplerine sahip çıkarak gerekli reformları talep edecek, ancak devlete hakim sınıfların bu talepleri yapma yetersizliği ve isteksizliği içinde olduğunun da bilincinde olarak mücadelesini derinleştirecektir.
Bunun yansıması, dayanışma grevleri ve gösterilerde her geçen gün, daha da belirgin olarak, ortaya çıkıyor. Işçiler, revizyonist sendika ağalarının oyalama taktiklerini bir bir boşa çıkarıyor ve teşhir ediyor. Bunlar Tekel işçilerinin direnişinin Türkiye işçi sınıfına kazandırdığı değerlerdir. Benim bakış açım ve objektif şartlardan anladığım budur.

Lenlin
Profiline gir Bu üyenin tüm mesajlarını göster Cevap 3
***
***

Partizan
Cevaplar: 120
kayıt olmuş: 24/7/2004
Durum: Offline
Gender: bay
red_folder.gif Yazılış Tarihi: 30/1/2010 Saat 23:15 New
Yavas yavas sira bizlere de gelmektedir. Kapitalizmin yikmadigi, kiyima ugratmadigi aile ve toplum bu yeryüzünde kalmadi. Buna direnen insan sayisinin az olmasi ise düsündürücü, bir o kadar üzücüdür. Alin size en iyi örnek Tekel iscileri. Kendisi ile barisik olmayan, celiskili, psikolojik olarak bitirilmis bir insan olgusu yaratti bu kapitalizm. Elimizde tek silahimiz var oda onurumuz. Ona yön veren ruhumuz. Tekel iscilerini onurlu mücadelerinde en icten dileklerimle desteklerim.

Kizil Selamlar.
Profiline gir Bu üyenin tüm mesajlarını göster Cevap 4
***
***


Cevaplar: 25
kayıt olmuş: 14/9/2009
Durum: Offline
Gender: bay
red_folder.gif Yazılış Tarihi: 1/2/2010 Saat 22:59 New
Belki hiçbir işe yaramayacak ama sayımızı çoğaltalım en azından.... http://www.tekeldirenisinedestekver.com/


____________________
KiLL-!k // OxtinquL [
Profiline gir Bu üyenin tüm mesajlarını göster Cevap 5
***
***

kizilyanardag
Cevaplar: 110
kayıt olmuş: 18/3/2006
Durum: Offline
Gender: bay
red_folder.gif Yazılış Tarihi: 9/2/2010 Saat 23:01 New
tekel işçilerinin bu mücadelesi, işçi sınıfı ve emekçilerin mücadelesinde yeni bir heyecan yarattığı kuşkusuz görülen bir gerçek... bu heyecanın şaşkınlığını yaşayan iki yüzlü sendikacı ve politikacılarda acemice hareketlerle maskelerini iyice açığa çıkarmaktadırlar... tekel işçilerinin ( ve aynı zamanda bu mücadele ülke emekçilerinin bir mücadelsi halini almıştır ) mücadelesinin, taleplerin tartışılmasının, al gülüm ver gülüm vari mekanik ve günü kurtarancı bir hal almaması içinde değerlendirmeli, ileri sıçratacak bir mevzii olarak kullanmanın pratik zekasına sahip olunmalıdır...

hiç kuşkusuz ki, yaratılan toplumsal destekle beraber bahsettiğim çabanın olduğu belli noktalarda görülmekte, fakat yetersiz kalmaktadır... bugün tekel işçilerinin yanında gibi görünen, burjuva politikacıları ve burjuva medyası, tekel işçilerinin özlük haklarının verilmesiyle yaratılan bu mücadele heyecanın bitmesi ve bitirilmesi amacıyla bulunmaktadırlar, demogojik ve çıkarsal bir amaçla emekçilerin saflarında görülmektedirler...

çünkü; hiç biri bu mücadeleyle birlikte ülke emekçilerinin yaşadığı sorunları birleştirme kaygısında değil;

çünkü; hiç biri yürütülen bu mücadeleyle, satılmış, iki yüzlü sendikacıların ortaya çıkan maskelerini anlatmak kaygısında değil;

biliyorlar ki, mücadelenin devamında sopanın ucu kendilerine dokunacak ve oluşan heyecan selin içinde sürüklenip gömülecekler...

kamusal alanda yapılan değişikliklerle mağdurluğu artan kamu emekçilerinin durağanlaşan müacedele ritmi de bu heyecanla birleştirilmelidir, ayrıca ataması yapılmayan öğretmen adaylarının mücadele enerjilerinin bu eksende birleşmesi çok önemli olacaktır, zira öğretmen adaylarının çabaları ancak sınıfsal temeldeki bu birleşmeyle doğru temellere oturtulacaktır...

özellikle memursen ve haksenin, tekel işçilerinin mücadelesinde almış oldukları tutum çok iyi anlatılmalı ve teşhir edilmelidir... bence onların direnişe destek vermemeleri tarhi bir fırsattır emekçiler için, çalışanlarla sömürenler arasında oynadıkları rolü günlerce aylarca anlatılsa bu kadar çıplak haliyle ortada durmasından daha kolay anlaşılmazdı. o nedenle iş kollarında mutlaka onların almış oldukları bu tutumları araç olarak kullanıp ülke emekçi kitleleri içerisinde tartışma yaratılmalıdır...

unutmamalıyız ki devrimci demokrat kesimler, bu mücadelenin ötesinide düşünüp hareket etmelidir, sorun sadece tekelişçilerinin özlük hakları talebi değil, aynı zamanda ülke emekçilerinin kendini yeniden yaratma, birleşme gücünü arttırma, oluşan heyecan ve enerjiyle, içindeki pisliklerden arınmanın çabası olmalıdır...


____________________
ne kelebeğin kıt-kanaat ömrüne üzüldük;
nede kıskandık kaplumbağanın ömrünü;
herkesin hayatı kendisinindi çünkü...
Profiline gir Bu üyenin tüm mesajlarını göster Cevap 6
***
***


Cevaplar: 12
kayıt olmuş: 7/2/2009
Durum: Offline
red_folder.gif Yazılış Tarihi: 26/2/2010 Saat 00:19 New
ONURLU VE ZORUNLU MÜCADELENİZİN YANKISI
Sevgili kardeşler,
Vermekte olduğunuz haklı ve asil mücadelenizi Hannover’den aynı sorunları, aynı endişeleri, aynı korkuları ve aynı ümitleri paylaşan işçiler olarak selamlıyoruz.
Mücadelenizin sesi buralara kadar ulaştı. Bize ulaşmasının sebebi bizim Türkçe bilmemiz değil. Biz ortak bir dili konuşuyoruz, bu da tüm dünyadaki işçilerin ortak dilidir. Bugün size “ben yetimin hakkını yedirtmem” diye saldıranların ortakçıları, çıkar birlikçileri burada “ben vergi verenlerin haklarını yedirtmem” diye ve dünyanın başka yerlerinde başka adi şekillerde hepimize saldırıyor. Oysa ki, bu ağızlarından salyalar akan kudurganlar Afganistan’a, Irak’a, Aden Körfezine haksız savaşlar sürdürmek için gönderdikleri askerlerin ardında bıraktıkları yetimleri veya bizim zorlu şartlarda sağladığımız kazancın vergisini oralara aktarmaktan hiç kaçınmadıklarını her gün daha net gösteriyorlar.
Siz ve biz emeğimizle yaşıyoruz. Sizin yani bizim verdiğimiz mücadele emeğin haklı mücadelesidir. Sizin greviniz geleceğinizi bir nebze koruma altına alabilmek, hayatınızın zor şartlarının daha da zor hale gelmemesini sağlamak içindir, oysa ki sizin üzerinize polisi salan saldırganların tek amacı vurgundur. Üretenlerin artık üretiminden ayrılan ödenekle maaşları ödenen polislerin gaddarlığı ise anlaşılması güç bir hıyanettir. Avrupa Birliğine Uyum çerçevesinde yeni dünya düzeninin neoliberal ekonomisine denk düşen politikaları uygulamak üzere size karşı başlatılmış bu saldırının planlayıcıları dünyadaki ortaklarıyla ayrılmaz bir bütünlük gösteren Türkiye sermayesidir ve bunun yürütme kuruluda Türk hükümetidir. Ancak siz bu danışıklı dövüşü bozdunuz. Hatta sizin paralarınızla çalışan ama uzun zamandır sermayenin sağ kolu olmuş sendikaları bile şaşkına çevirdiniz. Bütün bu unsurlar bir şeyi hesaba katmadılar, emekçi emeğini satarak hayatını kazanır, kendileri gibi ruhunu satarak değil.
Ne mutlu size, Türkiye’ ye artık unutulmaya yüz tutmuş olan emekçilerin insanca yaşama arzusunu ve bunun için de en zorlu mücadeleleri göze almak gerektiğini hatırlattınız. Ne mutlu bize ki sizinle kardeşliklerin en doğrusunu yani emeğin kardeşliğini paylaşıyoruz. Dünya tarihi emekçilerin değerli ve şanlı mücadeleleriyle dolu, siz buna yeni bir tanesini daha eklediniz. Bütün bu mücadeleler gerçek ekonomik, sosyal ve politik ilişkilerin bariz şekilde ortaya çıktığı anlardır. İşte bu gerçeklik sizin ve bizim ortak dilimizdir. Emeğin kardeşliğinin sınırı, ırkı, milleti ve mezhebi yoktur.
Sizi biz yapan bu onurlu mücadeleyi sevgiyle kucaklıyoruz. Yolunuz açık olsun.


[tarihinde düzeltildi 17/3/2010 Saat 02:43 Yazar Kimene]
Profiline gir Bu üyenin tüm mesajlarını göster Cevap 7
Ziyaretçi

Ziyaretçi
red_folder.gif Yazılış Tarihi: 3/3/2010 Saat 10:00 New
Üç aydır süregelen direniş hukuksal anlamdada olsa kazanilmiş bir direnme örneğidir.Umut ediyorumki emek cephesinde kipirdanmalara ön ayak olmuştur...

SOKAKLARDA SESİNİZ,TARİHTE İZİNİZ HEP KALACAK YOLUNUZ AÇIK OLSUN tekel emekçileri....

dostlukla
Cevap 8
***
***


Cevaplar: 12
kayıt olmuş: 7/2/2009
Durum: Offline
red_folder.gif Yazılış Tarihi: 14/3/2010 Saat 03:10 New
Tekel işçileri danıştayın aldığı karar sonrasında direniş çadırlarını söküp memleketlerine döndü. 1 nisan da tekrar Ankara ya gelerek bir miting yapacaklar ve yeni eylem takvimini belirleyecekler.
İçimde bir his sanki, sendika direnişi bitirmeye çalışıyor. Sanırım hükümet ile sendikanın istediği direnişi uzun süreye yayarak bitirmek.
Tekel işçileri danıştay kararı ile zafer kazandı gibi gösterilse de danıştayın aldığı karar direnişi uzun süreye yayarak bitirmeye olanak sağlayan bir karar. Bu yüzden ister istemez insanın ruhuna sendika ile hükümet işbirligi içinde tekel işçilerini oyalıyor mu diye kuşku düşürüyor. Aceba tekel işçileri satılıyormu? Diyelim gibi durum böyle. bu satılmışlıga karşı etkili bir alternatif bulunamıyormu?
Tekele genel bakışta görünen tablo şudur; tekel işçilerinin %80lik bir kısmı akp'ye oy vermiş son seçimlerde. Yine yarısına yakını bölgelerinde AKP 'nin örgütlenmesinde aktif rol oynamış. Yani tekel işçisi çok bilinçli olduğu için gelmedi Ankaraya. Bıçak kemiğe dayandığı için geldi. çünkü herşeyini kaybetti. Tekel iscileri bu mücadeleye ayrıcalıklı haklarının ellerinden gidecegi için geldi diyebilirizmiyiz?
Aceba, bu tabloda işçilerin örgütlülüğü yeterli olmadığı için, örgütlü bir bilinçten yoksun oldukları için, bunu bu noktada sağlamak imkansız gibi mi görünüyor?

Bu gün tekel işçilerinin genel bilincinden bahsettigimizde bu bilinci nasil tanımlayabiliriz?
Yani, tekel iscilerinin bilincini İŞÇİ SINIFIN bilinci olarak tanımlayabilirmiyiz?

Lafı uzatmaya gerek yok. Gelinen bu nokta çok iyi değerlendirilmelidir. İşçiler bir yana, bu kararı “zafer” olarak değerlendiren, ve bunu işçilere zafer diye yutturmaya çalışanlar sınıf mücadelesinden anlamayanlardır. Devlet ve onun tüm organları egemen sınıfların çıkarlarını korumak için vardır.
İşçiler haklarını yargı kararlarıyla değil, örgütlü mücadeleleriyle, direnişleriyle kazanacaktır. Bu, su götürmez bir gerçektir. Hâkim sınıfların ve işbirlikçi sendikanın direnişi zamana yayarak söndürme politikası hâlâ devam etmektedir. Bir direnişin nasıl kazanıldığını görmedik ama nasıl “boğulduğunu” görecegiz galiba...


[tarihinde düzeltildi 17/3/2010 Saat 02:46 Yazar Kimene]
Profiline gir Bu üyenin tüm mesajlarını göster Cevap 9
« Ön  Diğer »        print
 
 0,276 saniye - 31 queries 
info@gencliginsesi.net
Gencligin Sesi 2003 Copyright